İTÜ Elektrikli Araçlar Zirvesi

IMG_20200107_232246_269

  Merhabalaaarrr! Mühendislik kategorisini yavaş yavaş çoğaltmaya başlıyoruz bakalım. Üzerinden epey zaman geçti bu zirve üzerinden ve ben daha yeni yazmaya fırsat buldum.

 

  Dediğim gibi üzerinden çok zaman geçti ve ben orada olan fotoğraflarımı ne yazık ki alamadım. Çünkü o günün akşamı telefonumun sıfırlanması gerekti. Çok fazla detay da vermeyeceğim ben burada bunu anlatırken. Kısa ve öz 150 200 kelimelik bir şeyler anlatmaya çalışacağım.

 

  Öncelikle şahsi fikrim olarak bu tür etkinliklerin insanlara bir şeyler katıp katmadığı konusunda çok fazla bir şey belirtmeyeceğim ama güzel bilgi öğrenmek ve sosyalleşmek için gayet güzel diyebilirim. Benim okulumdan arkadaşlar bir klüp ile geldiler ama ben her zaman tek takıldığım gibi yine tek takıldım ve kendim başvurup bastım gittim İstanbul’a tabii ki otostopla. Şimdi biraz kimler nelerden bahsetti kısaca anlatacağım.

 

  İlk önce program başlayınca TEHAD başkanı Berkan Bey güzel konuşmalarını paylaştılar. Bilmediğimiz birçok şey öğrendiğimizi düşünüyorum.  Neler anlattığını tabii ki teker teker yazamayacağım ben. Çünkü benim de her şey sonuna kadar aklımda değil. Bize verilen not defterinde oldukça notum var tabii ki.

  Daha sonra BMW Borusan’dan İsmail Bey gelip konuşmalarını yaptılar. Farklı insanlardan güzel bilgiler öğrenmek insanın hem bakış açısını genişletip hem de yeni şeyler katıyor. Şöyle bahsedecek olursam genel olarak bütün konuşmacılar elektrikli araçlardan bahsettiler ülkemizdeki geleceklerinden falan.

 

  Daha sonra da Otokar firmasından Arda Bey gelip elektrikli toplu taşıma araçları ve Akrep 2 adlı askeri yerli ve milli aracımızdan bahsettiler. Bu gurur hepimizin. Daha sonra benim sormuş olduğum soruya da cevap verdiler. Buradan da teşekkür ederim. Soruma gelecek olursak da “Neden İstanbul’da metrobüs hattında troleybüsler kullanılmıyor?” dedim. Bunun üzerinde Arda Bey’de maliyetinin fazla olması nedeni ile bunun belediyenin üstleneceğini söylemişti. Hak vermiş olsam da uzun zamanda getirisinin fazla olduğunu düşünüyorum. Hem çevre hem de ekonomi açısından. Bundan sonra da öğrenilebilecek programlama dillerinden bahsetti. Güzel bilgileri için kendilerine buradan da teşekkürlerimi iletiyorum.

 

  Sonra Cuma namazı vakti geldi. Yani İTÜ’nün yeni açılmış camiinde Cuma namazını kıldık. Tabii tek ara öğle arasında değildi. İki konuşmacıdan sonra da aralar oldu. Aralar da hem bu nodıl dedikleri makarnadan hem de çay, kahve, kuru pasta gibi ikramlar vardı. Organizasyon gerçekten güzeldi. Herhangi bir aksaklık da olmadı. Her konuşmacıdan sonra da Kahoot çekilişi oldu hediyelerini kapanlar tabii ki aldılar biz de havamızı aldık 😊.  Cuma namazını kıldıktan sonra hemen konuşmalar devam ediyordu ben de Cuma namazını kılıp hemen yemek falan yemeden geri döndüm konuşmacıyı dinlemeye.

 

  Ford grubundan Sercan Bey gelmişler ve tır ve kamyon sınıfı hakkında çok ama çok efsane bir projeyi sunmaya başlamışlar. Gerçekten efsaneydi yani. Tabii ki sorduğumuz soruların cevaplarını da gayet güzel bir şekilde alabildik. Sercan Bey’e teşekkür eder ve projelerindeki çalışmalarının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını dört göz ile bekliyorum.

 

  Daha sonra İstanbul Metro şirketinden gelip, çok güzel sunum yaptılar. Kendi mesleğim her ne kadar Elektrik – Elektronik mühendisliği olarak geçse de beni ilgilendirmiyordu konu aslında. Ama yine de pür dikkatle güzel bir şekilde dinledim. İbrahim Bey ve arkadaşı Furkan Bey’e buradan teşekkürlerimi sunarım.

 

  Son olarak Anadolu Isuzu grubundan Birkan Bey çok ama çok faydalı bir sunum yaptılar. Türkiye’de üretilen yerli toplu taşıma araçlarından bahsettiler. Gerçekten bakın samimi söylüyorum ülkemizde bir şeyin üretilmiş olduğunu bilmenin vermiş olduğu gururu bana veren başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. Umarım ben de hayallerimi gerçekleştirir ve ülkem adına bir şeyler üretebilirim. Birkan Bey’e de ülkemize katmış olduğu bu güzel değer için teşekkürlerimi sunarım. Aynı zamanda Birkan Bey gelişmekte ve elektrikli araçlarda kullanılması kolay olan programlama dillerinden bahsedip bilmediğimiz konularda yardımcı oldular. Ama unutmayalım ki bizde istek oldukça bilgiye ulaşmak çok ama çok kolay. Hem de böyle bir zamanda.

 

 

  Özet bir yazı olduğunu düşünüyorum sevgili okurlarım. Zaten ne anlatabilirdim ki? Beni asıl üzen konferans salonunda çekilmiş tek bir fotoğrafımın olmaması ve ve veeee bunu yazarken Instagram’da olan fotoğraflarımı buldum. Mutluyummm…. Neyse ki birkaç fotoğrafım var. Ekleyeceğim. Daha sık yazı yazacağım artık. Yazmayı seviyorum. Takipte kalmanızı istiyorum ve sizleri Allah’a emanet ediyorum…

IOT Fuar ve Brifingi

  Merhaba! Bugün farklı bir şey anlatacağım. Ülkemizde çok fazla yaygın olmayan ama yavaş yavaş yaygınlaşan bir konu aslında. Bugün bunun ile ilgili birazcık yazmak istedim. Şu an bayramdayız hala. Samsun’dan Giresun’a geçtim. Şu an Bulancak’tayım. Başlayalım anlatmaya. Uzun uzadıya sizi sıkmadan anlatacağım…

  Bir gün arkadaşla sözleştik. İstanbul’da buluşup beraber Lüleburgaz’a gitmeye karar verdik. Ben de dedim acaba buluşacağımız tarihte İstanbul’da ne var ne yok kısa bir araştırma yapayım ve direkt internete “9 Nisan İstanbul’da ne var?” yazdım. Karşıma direkt olarak IOT Eurasia adında bir fuar tarzında bilgilendirici brifing gibi bir şey çıktı ve direkt olarak bilgilerimi yolladım. Aradan zaman geçti. Bir telefon geldi. “Ömer Bey siz misiniz?” şaşırdım ben de “Evet.” Dedim. Sonra konuştuk telefonda biraz. “Nasıl katılabilirim buna?” falan şeklinde klasik sorular sordum. Biliyorsunuz zaten. Şok olacağım cevabı aldım. “Eğer bize yardımcı olursanız size ücretsiz katılım sağlayabiliriz.” dedi. Ben de şok oldum tabii ki. Hemen ben de “Tabii ki yardım ederim.” dedim. Bu şekilde çok samimi bir ortama giriş yaptım. Benim için en güzel yanı bu organizasyonu düzenleyen firma bir İngiliz firmasıydı ve iki tane İngiliz çalışanı olduğu için tamamen İngilizce konuştuk kendi aramızda. Minik bir toplantı yaptık ve o da tamamen İngilizceydi. Benim için aşırı derecede güzel olmuştu hem de mesleğim ile ilgiliydi IOT. Şimdi sizin aranızda IOT’yi bilmeyenler olduğunu da düşünüyorum ve bu sebepten dolayı sizlere başka bir yazımda IOT’nin ne olduğunu anlatacağım. Ama şimdi bu programla ilgili tecrübelerimden bahsedeceğim.

  İstanbul’da lüks bir hotelde oldu bu program ve katılanların çoğunluğu yabancıydı. Çok yabancı ve yeni insanlarla tanışma şansı elde ettim bu sebepten dolayı ve yabancı insanlarla İngilizce olarak konuşmam da benim için apayrı bir tecrübe oldu. Çok büyük firmalardan, iyi konumdaki insanlar ile konuşma fırsatım oldu. Hem stand hem de konferans salonu vardı. Stand alanında katılan firmaların ürünleri, konferans salonunda ise ürünler ile ilgili bilgilerin verildiği konuşmalar yapıldı ve bu konuşmaların da çoğu İngilizceydi. Benim için eşsiz deneyim oluyordu. Hem mesleğim ile ilgili çok önemli bilgiler öğreniyor hem de yeni insanlarla tanışıp dilimi geliştirebiliyordum. Bahsettim önceki yazılarımda da mühendis olmak kendini geliştirip yetiştirmekten geçiyor diye.

  Tata Communacation adlı firmada üst düzey bir yetkili ile konuştum. Kendisini masaya davet ettim ve saygınlığından ödün vermeyerek benimle masaya geldi ve sohbet ettik. Abartmadan söylüyorum yani yazıyorum. Adam Hintli. Dubai’de yaşıyor. Hintçe, İngilizce, Fransızca bildiğini ve Dualingo yardımı ile de İspanyolca öğrendiğini söyledi. Bir diğer seminerde duyduğum bir cümle burada aklıma geldi ve sizle paylaşmak istedim. “Bilgi değerlidir ve insanın bildikçe değeri artar.” Bu cümleyi kendime bir yol bildim diyebilirim ve bu sebepten dolayı da sürekli olarak kendi üzerime bilgi koyma yolunda ilerliyor ve tecrübelerimi size aktarıp bilginin dağılmasını sağlamaya çalışıyorum. Bahsettiğim mühendis aylık 20 bin dolar maaş aldığını söyledi bana ve gerçekten bu inanılmaz bir para. Doların 6tl civarında gezdiğini de hesap edecek olursak. Bu sebepten de sürekli olarak üzerimize koymaya devam edecek ve bilgimiz var sanıp kenara çekilmeyceğiz.

 

  Bahsettiğim üzere bu yazıda size tamamen kendi tecrübelerimi yansıttım herhangi bir bilgi bu yazıda mevcut değil gördüğünüz üzere :D. Ama daha sonra IOT ile ilgili bilgilendirici güzel bir yazı yazacağım. Ana sayfa fotoğrafım da bu programda çekilmişti. Tekrar alta koyacağım. Okuduğunuz için teşekkür ediyor, takipte kalmanızı diliyor ve siz değerli dostlarımı Allah’a emanet ediyorum…

Neden Elektrik – Elektronik Mühendisliği ?

Merhaba! Düzenli olarak yazı atmaya ve attıklarım ile sizi bilgilendirmeye çalışıyorum. Umarım sizi sıkmıyorum ve okumaktan soğutmuyorumdur. Her türlü fikri, tavsiye ve önerilerinizi bana ulaştırmanızı rica ediyorum bu sebeple hatalarımı düzeltip, daha güzel içerikler üretebileceğime inanıyorum.

  Başlıktan da anlayacağınız üzere’Neden Elektrik – Elektronik Mühendisliği’ seçtiğimi ve bu konuda etken olan faktörleri sizler ile paylaşacağım. Okumaya devaaammmm…

  Herkesin bir çocukluk hayali vardır. Ben büyüyünce şu olucam, bu mesleği yapmak istiyorum, hayalim bu… Hatta bir komşumuz oğlunun çöpçü olmak istediğini söylemişti. Sebebi ise eskiden çöp arabalarının arkasında müzik çalıyormuş ve bundan etkilenerek çöpçü olmak istediğini söylemiş. İlginç hikayeler. Bu arada çöpçülüğü asla küçümsemiyorum. Kesinlikle en önemli mesleklerin başında geleceğine inanıyorum. O insanlar olmasa sokaklar ne hal alır hastalık nasıl kol gezer hepimiz biliyoruz. Devam edelim.

  Benimde hayalim vardi. Hatta hayallerim diyebiliriz. İlk önce polis olmak ile başladım bu işe. Sonra inşaat mühendisi olmaya yöneldi bu iş ve epey süre inşaat mühendisliğinde takılı kaldım. Sonra araba motorlarına ve genel motorlara olan ilgim nedeni ile makine mühendisliğine bir geçiş gerçekleştirdim. Makine mühendisliği istedikten sonra ise ‘3 Idiots’ filmini izledim ve ilgim giderek artıyordu. Gerçekten hala öyle. Elektrik – Elektronik okuyor olmama rağmen hala motorlara ve makinelere ilgim hat safhadadır ve anlarımda. Sanayicilik geçmişimden olsa gerek. Bir şeyi daha kendimi tanıtırken unuttum. Lüleburgaz’da sanayide de çalıştım ve bir projem oldu. Bunu da yazacağım. Makine, makineler iyidir güzeldir. Geniş  ve sürekli gelişen bir alandır. İlgisi olanlara tavsiye edebilirim. He derseniz senin ilgin vardı neden Elektrik – Elektronik onu aşağıda açıklayacağım.

  Üniversite sınavımız sonuçlandı, sonuçları aldık tercih listesi oluşturmaya başlıyoruz. İlk başta sanırım 24 tercih vardı ve ben hepsini makine mühendisliği yazmıştım. Bunları yapmadan önce eniştemin o zaman çalıştığı yer olan Barko Elektronik‘e gittim. Orada gömülü sistem yapan mühendisleri gördüm ve etkilendim. Gerçekten ilgimi çekmiş ve aklıma soru işareti düşürmüştü. Düşünüyordum acaba hayallerimden vaz mı geçsem de Elektrik – Elektronik mühendisliği yazsam diye. Sonra teyzemin eşiyle konuştuk. Eniştem bilgisayar mühendisi. O günler aklıma geldi şimdi ya aralıksız 20 30 dakika konuşuyorduk telefonda. Sürekli gelişimi olan bir sektör olduğunu falan biliyordum zaten ama eniştem yine bunun üzerine duruyor ve ekliyordu sürekli bir şeyler ve ilgim giderek artmıştı.

  Özgür DEMİRTAŞ isminde bir ekonomist var bilen tanıyan muhakkak  vardır. O da mesela geleceğin alfabesinin programlama dili olacağından bahsediyordu. Araştırmalarımı bu alana yöneltip çalışmalarımı arttırmış ve hızlandırmıştım. Tercih zamanı da yaklaşıyordu artık taşlar gediğine yavaş yavaş oturuyordu.

  Şimdi size asıl neden bu mesleği seçme sebebimden bahsedip daha fazla sıkmadan bitireceğim. Ülkemiz gelişmekte ve gelişimini sürdürmekte olan bir ülke. IDEF 2019 Savunma Sanayi Fuarı adlı yazımda da bahsettiğim gibi savunma alanında da ciddi ataklar mevcut ve artarak devam ediyor. Bu alanda kendim ülkeme bir şeyler katabileceğimi daha tercih yapmadan düşünmüştüm. Füze yazılımları olsun askeri alandaki gömülü yazılımlar roket yazılımları ve bunun gibi sayılamayacak çoklukta her şey mevcut. Düşüncelerim bu yöndeydi. Ayrıca zaten bahsettim gelişime ve yeniliğe açık birisiyim ve her mühendisin de olmasını isterim. Bilginin özellikle güncellenen ve gelişen yeni bilginin kaçırılmamasından yanayım. Eğer gelişmezsen piyasada barınamazsın. Eğrisi doğrusu yok yani. Gerçek bu. İncelediğimde de Elektrik – Elektronik’inde sürekli ve hızlı bir gelişim sergilediğini yine araştırmalarım sonucunda gördüm. 

  Sözün özüne gelip daha fazla uzatmıyorum. Görüyorsunuz. Her şey robotlaşmaya ve daha fazla elektronikleşmeye başlıyor. Tesla’nın arabaları olsun Boston Dynamic robotları olsun her şey ama her şey gelişiyor ve gelişimini sürdürüyor. Elimizdeki telefondan evdeki bilgisayara kadar hepsi gelişimine devam edecek. Akıllı ev sistemlerinden tutun daha da artarak devam edecek olan insansız arabalara kadar her şeyin temelinde Elektronik var. 

  Size diyeceğim şey eğer bu gibi konulara ilginiz varsa düşünmeden tercih edebileceğiniz bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Elimden geldiği kadar bilgi vermeye çalıştım. Hatamız olduysa kusura bakmayın sizlerden kendinize iyi bakmanızı istiyor ve hepinizi Allah’a emanet ediyorum…

IDEF 2019 Savunma Sanayi Fuarı

Merhaba! Katılmış olduğum bir diğer fuar ve bence çok önem arz eden bir fuarda yaşadıklarımdan size bahsedeceğim.

  Yine bu fuara da katılmak için uykusuz kalıp evimden sabahın erken saatlerinde yola çıktım. Fuar yine TUYAP’taydı. Savunma sanayisi fuarı olması nedeni ile beni çok heyecanlandırıyordu ve ilk kez böyle bir fuara gideceğim için bu heyecan da bence normaldi. Sabah saat 6 sularında yola çıktım. Kapılar 10.00 da açılıyordu. Benim amacım sabahın erken saati hem otostopla gitmek hem de otogar fuar alanına çok uzak olduğu için bu yolu tercih etmem gerekiyordu. Zaten otostop benim alanım:D neyse…

  Fuar alanına geldim. Yoğun bir kalabalık vardı. Bizim direkt fuar alanına girişimiz yasak ne yazık ki. Öğlenden sonra bizim fuar alanını gezmemize izin veriliyordu. Peki öğlene kadar ne yaptım ve benim gibi olan herkes ne yaptı gelin konuşalım.

  Kariyer günleri denen bir şey yapmışlar. Bence de gayet mantıklı. Savunma sanayisine destek veren şirketlerin insan kaynakları ve görevlileri ile bizim bire bir görüşme şansımız oldu. Orada konuştuk bilgi aldık. Burada bazı noktalar kafama takıldı bunları da yazmadan edemeyeceğim. Ya üniversite okuyan bir öğrenci ‘Siz de İngilizce şartı arıyor musunuz ?! tarzında bir soru sordu. Bakın sevmiyor olabilirsiniz. İstemiyor olabilmenizde gayet normal. Ama artık bu dil dünya dili olmuş. Gerçekten dünya dili. Adam mesela havacılık ve uzay sanayisinde çalışan şirketin yetkilisi bizim alanımızdaki kaynakların %90’ı İngilizce. Yani iş tamamen İngilizce’ye dönüyor ve dönecek. Elektrik – Elektronik alanında da kaynakların çoğunluğu bildiğiniz üzere İngilizce.

  Kariyer günleri alanında da şirketlerin yetkilileri ile konuştum ve orada da herkes: ‘Staj yapabilir miyiz ?’ tarzında sorular soruyordu. Ben bu soruyu en sona bıraktım. En başta daha farklı sorular sordum. Edindiğim bilgilere göre savunma sanayisinde çalışmak isteyen birisi hiç olmazsa 3 üzerinde ortalama olması gerekiyormuş. Ben bunun sebebini sordum ve sebep olarak bir eleme metodu olarak kullandıklarını söylediler. Bana da mantıklı geldi. Ama hala inandığım ve sizin de inanmanızı istediğim şey her şey insanın kendisinde bitiyor. Kendini geliştirirsen olmayacak hiçbir şey yok. Bir seminere gitmiştim YGA zirvesi hatta tam adını vereyim. Kimin dediğini hatırlamadığım bir cümle kurdu orada birisi: ‘Bilgi değerlidir, bildikçe ise değerin artar.’ Altına imza atılası bir söz gerçekten.

  Fuar alanına geri dönelim. Ya ülkemizin ve yurt dışı ülkelerinin yapmış olduğu bütün ürünler, malzemeler ve silah ekipmanları her şey var. Ülkemiz bu konuda çok güzel bir atağa kalkmış ve bu atağı hızlı bir şekilde sürdürüyor. Bu konuda kesinlikle ama kesinlikle ülkemiz güzel gelişiyor. Aksini iddia eden başını kumdan çıkartsın. ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi büyük savunma firmalarının bütün ürünleri oradaydı. Bir tanıdığımız var. Arkadaşı şuan Atak helikopterinin baş ve test pilotu. Onunla da konuşma fırsatım oldu. Hatta benim Atak helikopterinin kamerasından videomu bile çekti 😀 güzel bir şey yalan yok. İnsansız Hava Aracı(İHA) sandığınız kadar kesinlikle küçük değil. Devasa boyutlarda yani öyle böyle değil hatta. Çok sayıda uçak gördüm. Çeşitli güdümlü sistemler vardı hepsini inceleyecek kadar çok zamanınız inan bana olmuyor. Keşke olsa ben de her şeyi anlatsam. ASELSAN’dan genç mühendis abilerimiz ile konuştum ve güzel şeyler öğrendim. Bana hangi programlama dili alanına yönelmem gerektiği ve nelere dikkat etmem gerektiği konusunda da çok bilgiler verdiler. Nelere dikkat etmem konusunda güzelce uyardılar. Hepsine buradan ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 

   Fuar alanı çift yönlüydü diyebiliriz. İHA’lar genel olarak uçaklar içeride yani kapalı kısımdaydı. Ama tank ve obüs araçları açık alandaydı. Hepsine bakmaya çalıştım çabaladım. Alabildiğim kadar video da aldım zaten altta izlersiniz dilerseniz tabii. Dışarıda dikkatimi tahminlerime göre Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında kullanıldığını düşündüğüm bazı araçlar vardı portatif hemen kurulabilen ve çok güzel düşünülmüş araçlar. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık videoda hepsi mevcut. 

  Her firma sizin sorduğunuz her soruya cevap veremiyor ne yazık ki. Savunma sanayi ile anlaşmaları oldukları için bazı bilgileri benimle paylaşamadıklarını söylediler. Saygım sonsuzdur. Ülkemin bekası için her şey feda olsun sonuna kadar.

  Elektik – Elektronik mühendisi savunma sanayisinin açık yaralarından bir tanesi halini almış. Çok aşırı derecede açık olduğunu öğrendim. O kadar var ki İngilizce bilmeyen mühendis bile işe almışlar gerisini siz hesap edersiniz artık:).

  Bakın gerçekten ama gerçekten anlatacağım o kadar çok şey var ki hepsinin buraya sığacağı mümkün değil. Siz değerli okurlarımı sıkmak istemiyorum. Aklınıza gelen her türlü soruyu cevaplamak için buradayım. Her şey için teşekkür ediyor fuarların önemini anlatmaya ve sizleri de fuarları takip etmeye davet ederek Allah’a emanet ediyorum…

WIN EURASIA Elektronik ve İnovasyon Fuarı

Merhaba! Bu fuar aslında misafir olarak katıldığım ve Elektrik – Elektronik ile alakalı ilk fuar. Bu sebepten dolayı ilk önce bunu yazmaya başladım. Daha önce ise UNICERA adlı bir fuara bu sefer katılımcı olarak katılmıştık(Yalova’daki şirket ile). Ama bu bahsettiğim gibi ilk fuar.

  WIN EURASIA aslında Elektrik – Elektronik mühendislerini detaylı bir şekilde ilgilendiren bir fuar. Fuar ile ilgili açıklamamı ve görüşlerimi yazdıktan sonra aşağıda fuar ile ilgili video da paylaşacağım.

  Öncelikle belirtmeliyim ki fuara gideceğim günün öncesi üç belki dört saatlik bir uyku uyumuştum. Ama bu fuar için değeceğini düşünüyordum. Fuar İstanbul’un öteki ucunda Beylikdüzü’nde TUYAP’taydı. Gitmek zaten ayrı bir zulüm bilen bilir ama ben gayet keyif alarak ve eğlenerek gittim. Giderken İstanbul öğrenci kartımı da çıkarttım bu arada tabii ki:D. Yola gece saat 00.45 de otobüs ile Düzce’den çıktım ve gece Sakarya’ya geldim. Sakarya’dan tren ile geçecektim. Hem Ada Ekspresi trenini denemek hem de İstanbul’da yeni açılan Gebze – Halkalı banliyö tren hattını kullanmak istiyordum. Neyse bindim trene ve Gebze’de indim. Aktarmaları yaparak metrobüs hattına ulaştım ve bilen bilir son durak TUYAP zaten.

  Metrobüste yine ilginç olaylar silsilesi peşimi bırakmıyordu. Metrobüste fuara gitmek isteyen ama yolu bulamayan iki Kosovalı turist ile karşılaştım ve onlarla konuşarak yardım edeceğimi söyledim. Türkçe bilmiyorlardı ben de İngilizce yardımcı oldum. Elimde poğaça simit vardı ikram ettim ama kabul etmediler. Olsun biz TÜRKÜZ misafirperverliğimizi göstermemiz gerekiyordu ve yaptım.

  Fuar alanına girdim ve gerçekten ama gerçekten efsaneydi. Her şey vardı ya inanılır gibi değil. Robotik kollar, robotlar, yürüyen bantlar, güç kaynakları akla gelebilecek Elektrik – Elektronik alanına her şey vardı. Fuarda epey  turladım ve gezdim. Firmalara yanaşıyorum ve temsilcilerine diyorum ki:’ Ben Elektrik – Elektronik öğrencisiyim. Bir öğrenci ne ister?’ diyordum. Bana:’Ne ister?’ diyorlardı. Ben de:’Bilgi ister.’ diyordum ve ekleyerek:’Ben bilgiye açım diyordum.’Bunun üzerine firmalar bana her şeyi sormuş olduğum her şeyi anlatıyorlardı. Buradan da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunarım.

  Arka salonlara geçince fuarın biraz kaynak ve metal işleme alanı ile ilgili de olduğunu gördüm. Daha önce sanayide çalıştığımdan dolayı kaşla göz arası bir de kaynak yaptım:D. Şunu özellikler belirtmem gerekiyor ki gerçekten ülke olarak güzel şeyler üretiyoruz. Bunu ancak bu tür fuar, seminer vs. bu tarz şeyleri takip eden görebiliyor. Ben  gördüm gördüklerimi size aktarıyorum.

  İnsanlardan korkmayın. Sadece iyi niyetli olun ve direkt niyetinizi söyleyin. Ben mesela gidip direkt sorduğum için kimse beni terslemiyordu sağ olsunlar karnımı bile doyurdular her gittiğim yerde bir ikram verdiler.

  Fuarların size katacağı bir diğer şey ise kesinlikle yeni bir dil öğreniyorsanız bu konuda yardımcı olacaktır. İngilizce öğrenme üzerine yoğun çaba sarf ediyorum ve herkesin dediği gibi insanlarla konuşarak bunu apayrı bir şekilde pekiştirebiliyorsunuz. 

  Henüz birinci sınıf olmamdan dolayı bilmediğim çok şey var. Boşuna ‘Bilgiye Açız’ demiyorum. Gerçekten şu sözün arkasına sığınıyorum: ‘Tek bir bildiğim var, o da hiçbir şey bilmediğimdir.’ bu söz her şeyi  özetlemeye yeterli.

  Mesela ben FPGA kartının ne olduğunu o fuarda öğrendim. Nasıl kodlandığını ve ne kadar önemli olduğunu orada öğrendim. Bakın ben hem geziyor gezdiğim yerde de okuyorum. Orada alıp hemen katalog inceledim. Bunlar çok önemli. İlber ORTAYLI’ya sorulan:’Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı hocam?’ sorusunun arkasındaki mükemmel cevaba sığınır ve sığınmanızı beklerim:’Gezerken okuyan!’ İşte böyle.

  Farklı kültürlerden ve ülkelerden insanlar tanımak yine böyle fuarlarda gayet mümkün. 

  Unutmadan bu aradaa. Böyle fuarlarda da hatıra ve katalog toplamak çok mümkün. Ben mesela İngilizce – Türkçe olan kataloglardan topladım ve bu benim için çok güzel oldu. Eğer İngilizce çalışıyorsanız…

  Evet size anlatacağım her şey sanırım bu kadar. Bu ilk yazmış olduğum fuar yazısı olmasından dolayı hatam olabilir. Affınıza sığınarak sizleri Allah’a emanet ediyorum…