İTÜ Elektrikli Araçlar Zirvesi

IMG_20200107_232246_269

  Merhabalaaarrr! Mühendislik kategorisini yavaş yavaş çoğaltmaya başlıyoruz bakalım. Üzerinden epey zaman geçti bu zirve üzerinden ve ben daha yeni yazmaya fırsat buldum.

 

  Dediğim gibi üzerinden çok zaman geçti ve ben orada olan fotoğraflarımı ne yazık ki alamadım. Çünkü o günün akşamı telefonumun sıfırlanması gerekti. Çok fazla detay da vermeyeceğim ben burada bunu anlatırken. Kısa ve öz 150 200 kelimelik bir şeyler anlatmaya çalışacağım.

 

  Öncelikle şahsi fikrim olarak bu tür etkinliklerin insanlara bir şeyler katıp katmadığı konusunda çok fazla bir şey belirtmeyeceğim ama güzel bilgi öğrenmek ve sosyalleşmek için gayet güzel diyebilirim. Benim okulumdan arkadaşlar bir klüp ile geldiler ama ben her zaman tek takıldığım gibi yine tek takıldım ve kendim başvurup bastım gittim İstanbul’a tabii ki otostopla. Şimdi biraz kimler nelerden bahsetti kısaca anlatacağım.

 

  İlk önce program başlayınca TEHAD başkanı Berkan Bey güzel konuşmalarını paylaştılar. Bilmediğimiz birçok şey öğrendiğimizi düşünüyorum.  Neler anlattığını tabii ki teker teker yazamayacağım ben. Çünkü benim de her şey sonuna kadar aklımda değil. Bize verilen not defterinde oldukça notum var tabii ki.

  Daha sonra BMW Borusan’dan İsmail Bey gelip konuşmalarını yaptılar. Farklı insanlardan güzel bilgiler öğrenmek insanın hem bakış açısını genişletip hem de yeni şeyler katıyor. Şöyle bahsedecek olursam genel olarak bütün konuşmacılar elektrikli araçlardan bahsettiler ülkemizdeki geleceklerinden falan.

 

  Daha sonra da Otokar firmasından Arda Bey gelip elektrikli toplu taşıma araçları ve Akrep 2 adlı askeri yerli ve milli aracımızdan bahsettiler. Bu gurur hepimizin. Daha sonra benim sormuş olduğum soruya da cevap verdiler. Buradan da teşekkür ederim. Soruma gelecek olursak da “Neden İstanbul’da metrobüs hattında troleybüsler kullanılmıyor?” dedim. Bunun üzerinde Arda Bey’de maliyetinin fazla olması nedeni ile bunun belediyenin üstleneceğini söylemişti. Hak vermiş olsam da uzun zamanda getirisinin fazla olduğunu düşünüyorum. Hem çevre hem de ekonomi açısından. Bundan sonra da öğrenilebilecek programlama dillerinden bahsetti. Güzel bilgileri için kendilerine buradan da teşekkürlerimi iletiyorum.

 

  Sonra Cuma namazı vakti geldi. Yani İTÜ’nün yeni açılmış camiinde Cuma namazını kıldık. Tabii tek ara öğle arasında değildi. İki konuşmacıdan sonra da aralar oldu. Aralar da hem bu nodıl dedikleri makarnadan hem de çay, kahve, kuru pasta gibi ikramlar vardı. Organizasyon gerçekten güzeldi. Herhangi bir aksaklık da olmadı. Her konuşmacıdan sonra da Kahoot çekilişi oldu hediyelerini kapanlar tabii ki aldılar biz de havamızı aldık 😊.  Cuma namazını kıldıktan sonra hemen konuşmalar devam ediyordu ben de Cuma namazını kılıp hemen yemek falan yemeden geri döndüm konuşmacıyı dinlemeye.

 

  Ford grubundan Sercan Bey gelmişler ve tır ve kamyon sınıfı hakkında çok ama çok efsane bir projeyi sunmaya başlamışlar. Gerçekten efsaneydi yani. Tabii ki sorduğumuz soruların cevaplarını da gayet güzel bir şekilde alabildik. Sercan Bey’e teşekkür eder ve projelerindeki çalışmalarının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını dört göz ile bekliyorum.

 

  Daha sonra İstanbul Metro şirketinden gelip, çok güzel sunum yaptılar. Kendi mesleğim her ne kadar Elektrik – Elektronik mühendisliği olarak geçse de beni ilgilendirmiyordu konu aslında. Ama yine de pür dikkatle güzel bir şekilde dinledim. İbrahim Bey ve arkadaşı Furkan Bey’e buradan teşekkürlerimi sunarım.

 

  Son olarak Anadolu Isuzu grubundan Birkan Bey çok ama çok faydalı bir sunum yaptılar. Türkiye’de üretilen yerli toplu taşıma araçlarından bahsettiler. Gerçekten bakın samimi söylüyorum ülkemizde bir şeyin üretilmiş olduğunu bilmenin vermiş olduğu gururu bana veren başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. Umarım ben de hayallerimi gerçekleştirir ve ülkem adına bir şeyler üretebilirim. Birkan Bey’e de ülkemize katmış olduğu bu güzel değer için teşekkürlerimi sunarım. Aynı zamanda Birkan Bey gelişmekte ve elektrikli araçlarda kullanılması kolay olan programlama dillerinden bahsedip bilmediğimiz konularda yardımcı oldular. Ama unutmayalım ki bizde istek oldukça bilgiye ulaşmak çok ama çok kolay. Hem de böyle bir zamanda.

 

 

  Özet bir yazı olduğunu düşünüyorum sevgili okurlarım. Zaten ne anlatabilirdim ki? Beni asıl üzen konferans salonunda çekilmiş tek bir fotoğrafımın olmaması ve ve veeee bunu yazarken Instagram’da olan fotoğraflarımı buldum. Mutluyummm…. Neyse ki birkaç fotoğrafım var. Ekleyeceğim. Daha sık yazı yazacağım artık. Yazmayı seviyorum. Takipte kalmanızı istiyorum ve sizleri Allah’a emanet ediyorum…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir