Kısacık Şanlıurfa Tecrübem

  Merhaba! Otostopla Şanlıurfa’ya gitme yazımı paylaştım ama videosunu bir türlü atamadım. Bulunduğum yerde internet sıkıntısı hat safhada bu sebepten dolayı videoyu yükleyemedim. Videoları toplu olarak yükleyeceğim. Bu yazımda da Şanlıurfa’da yaptığım kısa seyahati güzelce size anlatacağım. Az gezdim bu gidişimde. Gidip, görüp tecrübeler edindim. Az gezme sebebim hem zamanımın kısıtlı olması hem de ramazan ayında olmamızdan dolayı oruçlu olmamdı. Şimdi anlatmaya başlayayım kısa ve öz, güzel bir şekilde.

  Sabah kalktım, çok erken olmadan 11 veya 11.30 gibi çıktım evden. Dışarısı bahsedildiği kadar sıcaktı. Bu arada gezdiğim ay mayıs ayının son günleriydi. Dışarıda iyi bir sıcak vardı ama nem hiç yoktu. Yani sadece sıcak bunaltıyordu nem olmadığından aşırı bir bunalma yoktu. Şanlıurfa’yı böyle bir yer hiç mi hiç sanmıyordum. Ağırlık olarak şehir merkezinde ve Balıklıgöl çevresindeki yerleri gezip, iki tane de müzeye girdim.

  Şimdi size gelip burada Şanlıurfa tarihini anlatacak değilim. Bu bilgilerin hepsi internette zaten var. Ben kendi tecrübelerim, gördüklerim ve elimdeki kaynakları sizin ile paylaşacağım. 63 numara Balıklıgöl otobüsüne merkezden bindim. Balıklıgöl isminde bir durak var. Alt geçide yapılmış ve direkt olarak Balıklıgöl’de bırakıyor. Sistem güzel. Gelişmiş ve gelişmeye devam edeceğini düşündüğüm bir sistem. Bu arada, Balıklıgöl’ün bulunduğu yere komple Halilurrahman deniliyor.

  Durakta indim ve karşımda akan bir su gördüm. Suyun içerisinde kızlı erkekli çocuklar böyle şen şakrak suya giriyorlardı. Beni çek abi falan diyen çocuklar bile vardı ve inanın bana o çocuklar o kadar mutluydu ki size anlatamam bunu. Güzel bir duyguydu orada o kadar mutlu çocuğu görmek. Video ve fotoğraf çektim hepsini ekleyeceğim. Oradan çıktım ve Şanlıurfa’daki gezme yerlerini falan anlatan bir adet harita aldım turizm danışma birimiydi herhalde aldığım yerin adı. Kocaman bir harita. Kat kat katlanıyor. Balıklıgöl’e geldim. Orada balıkları beslemek için yem alabilirsiniz. Tabağı 1tl ve yeteri kadar var bence. Balıkları yemledim güzelce ve bu arada su altı kamerası ile video kaydı da aldım. Gerçekten çok fazla balık var. Hala üremeye de devam ediyorlar. Balıkların yanındayken ben bir çocuk geldi. Adı Ekrem’miş. “Abi sana türkü söyleyeyim mi dedi?” hayır dedim ben gerek yok. Ama dinlemedi başladı “Adam olasan Ömerr” diye devam etti. Ben de kendi kendime dedim ramazanda bu çocuk uğraşıyor ediyor dedim zaten biliyor madem anlatsın bana da. Sonra kimsin necisin falan muhabbeti oldu. 7. sınıf öğrencisiymiş. Sabah okula gidip akşam da harçlığını çıkartmak için böyle Şanlıurfa ile ilgili şeyleri anlatıyormuş. Hoşuma gitti dedim e anlat madem bana.

  Balıklıgöl ve Ayn Zeliha gölü yan yana iki göl. Bana bu göllerin nasıl oluştuğunun hikayesini gayet güzel bir şekilde anlattı. Zaten bilen bilir Balıklıgöl Hz. İbrahim’in yakılan ateşe atılması sonucu oluşmuş olan bir göl. Ayn Zeliha da Nemrut’un kızının atladığı yer. Orası da bir göl olmuş. Bana Ekrem’in anlattığı buydu :D. Orayı da güzelce gezdirdi bana sağ olsun. Sonra Hz. İbrahim’im doğduğu mağaraya girdik ve oradaki şifalı suda elimi yüzümü yıkadım, size de tavsiye ederim. O civarda pek fazla gezilecek yer yoktu. Hem sıcak bunaltmıştı. Ben de müzeleri gezip, günlük gezimi bitirmeye karar verdim. Oradan çıktık Ekrem’le ve direkt müzeye gittik. Mozaik müzesiydi ilk gittiğimiz yer. Orada kendime müze kart çıkarttım sizlere de tavsiye ediyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bütün müzelerde bir yıl gezme hakkım var hem daha uygun oluyor hem de biletle uğraşmıyorsun. Bunu da bilen biliyordur zaten. İlk müzeyi gezdim. Zaten iki müze de yan yana. Birisinde mozaik var diğerinde de böyle kronolojik şekilde çağların anlatımı var. Demir çağı gibi. İkisi de çok büyük müzeler ve girmenizi tavsiye ediyorum. Sıcaktan sonra güzel bir serinleme molası oluyor yalan yok.

  Bahsettiğim gibi. Şanlıurfa’da çok fazla gezmedim. İlk gittim ve bana bir tecrübe oldu. Anladım ki mayıs ve haziran gibi sıcağın ortalığı kavurduğu aylarda oralara gidilmezmiş. Ama oraları gerçekten de çok ama çok sevdim ve oralara bir kere daha gitmeye karar verdim. Bu seferki gidişimde de çok daha detaylı bir şekilde gezip, ilçelerine kadar gidip, görüp her şeyi sizinle paylaşacağım. Elimden gelen bu sefer ne yazık ki bu kadardı. Kusura bakmamanızı rica ediyorum. Bir dahaki gidişimde de detaylıca anlatacağıma dair söz veriyorum. Yazımı okuduysanız okuduğunuz için teşekkür ediyor ve siz güzel insanları Allah’a emanet ediyorum.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir