Lüleburgaz – Marmaris(24 Saat OTOSTOP!!!) – 1

  Merhaba! Bugün değişik ve bir o kadar eğlenceli bir yazı ile karşınızdayım. Konumuz yine otostop. Ama nasıl bir otostop? Tam 24 saat boyunca otostop çektim. Bunu da detaylı bir şekilde anlatacağım. Bu yazı çok uzun olacak bu sebepten dolayı iki bölüm olarak yazmaya karar verdim.

  Aynı zamanda da bu yazı yapmış olduğum araştırmalar sonucunda Türkiye’de tek olma niteliği taşıyor. Şimdi başlayalım hemen anlatmaya.

  Bayram olmadan daha belliydi bir şeyler yapacağım, bir yerlere gideceğim. Düşündüm taşındım ve Marmaris’te yaşayan ablamın yanına birkaç günlük gezmeye gitmeye karar verdim. Kararlarımın sonunda da hazırlıklara başladım. Bildiğiniz gibi bayramın ilk günü kurban kesilir ihtiyaç sahiplerine falan dağıtılır. Bunları ilk gün yaptık. Yani yaptık diyemem ama ben kaytardım çünkü ve öğretmenimin yanına bayramlaşmaya gittim. İlk gün takıldıktan sonra akşam eve geldim. Bu arada ufak bir not düşeyim. Ben de her gezgin gibi bileklik yapmaya başladım. İlk gün de akşam geç saatlere kadar bileklik yaptım. Normalde benim planım bayramın ikinci günü yola çıkmaktı ama gece geç saatlere kadar bileklik yaptığım için çantamı falan hazırlayamadım ve sabaha da hazır olmadığım için pek acele etmedim. Bir gün daha ertelemeye karar verdim. Ertesi gün sabah kalktım akşamdan da yazılarımı çıkartmıştım zaten. Sabaha hazırdım. Namaza kalktım, duş aldım ve çantamı yüklenip yola çıktım. Normalde her zaman yanıma yemek için bir şeyler yapardım ama bu sefer yapamadım. Annem ekmek var demişti ama baktığımda yoktu. Olsun analar da hata yapar. Bu sebepten dolayı sabah kahvaltı yapmak için yer aramaya başladım. İlk durağım yıllardır müşterisi olduğum pastane olan Fatih Pastanesi’ydi. Ama bayram olması nedeni ile kapalıydı. Oradan çıkıp aynı yol üzerinde İstasyon Caddesi’nde bir pastaneye uğradım ve kahvaltımı yaptım. Bilen bilir oradan da Lüleburgaz Terminali’nin yanına geldim ve oraya geldiğim zaman saat 07.30 sularıydı yanlış hatırlamıyorsam. Videoda da var zaten. Orada otostop için beklemeye başladım. 1 saate yakın bekledim ama alan eden bile olmadı. Daha sonra bana bir ortak çıktı. Terminalden bir arkadaş indi. İstanbul’dan geliyormuş. Hayrabolu’na arkadaşının yanına gidiyormuş. Biz de atladık hemen Hayrabolu sapağında indik. Orada da biraz bekledik ve bir doktor aldı. Hayrabolu merkezine kadar gidiyormuş. Arkadaşı yol üzerinde indirdik ben de Malkara sapağında indim. Orada beklemeye başladım tekrardan. Önceden bizi Hayrabolu sapağında bir abi almamıştı Bulgar plaka. Belki de alamamıştı diyebilirim. Çünkü beni aldıktan keşke oradaki gençleri alsaydım dedi. Ben de zaten onlardan biri benim abim dediğim zaman içi rahatladı İlhan abinin. Evet beni alan abinin adı İlhan. Aldı beni ve güzelce seyahat ettik. Güzel şeyler öğrendim, her otostopta olduğu gibi. Malkara’ya kadar güzel bir yolculuk geçirdik ve o yolculuk da sona erdi.

  Yürümeye başladım sapaktan biraz daha. Aşağıda Yaman Peynircilik diye bir yer vardı. Orası çok yoğun bir yerdi. Ben de otostop çekmek için oraya gitmeye karar verdim. Geldim tam o yerin sapağına. Biraz bekledim. Beklerken tam üzerime doğru 39 plaka bir araba gelmeye başladı ve beni aldı. Savaş abiydi adı çok sağ olsun beni oradan alıp Gelibolu iskelesine kadar götürdü. Benim de karnım acıkmıştı ve yemek yiyecektim Gelibolu’da. Ben Savaş abiye beni müsait bir yerde bırakırsın abi dediğim zaman “Olmaz daha senin karnını doyuracağız.” dedi ben de “Gerek yok falan dememe rağmen dinletemedim ve iskeleye çok yakın bir yerde güzel bir tost yedik. Buradan da tekrardan teşekkür dileklerimi iletiyorum. Hem yemek için hem de beni Facebook sayfasında paylaşıp internet sitemi tanıttığı için. Güzelce yemeğimi yedim ve çantamı yüklenip Çanakkale’ye gitmek üzere feribota doğru yürümeye başladım.

  Feribota bindim. Geceden az uykulu olduğum için feribotta masa üzerinde biraz kestirmişim. Feribot kıyıya yanaşacağı zaman oradan bir abi bana sesleniyor: “Yakışıklı, yakışıklı…” Ben de üzerime hiç alınmadım sonuçta ben kim yakışıklı olmak kim. Sonra kafayı kaldırdım ve “Geldik mi?” dedim. Az kalmış. Ben de hemen kendimi toparladım ve çantamı falan topladım. Gemi karaya yanaştı. Gemiden indim ve İzmir yoluna çıkmak için yürümeye başladım. Yürüdüm ve yola geldim. Orada da 20 25 dakika civarında bekledim sonra da beni bir motorlu abi aldı ve gitmeye devam ettik. Motoru çok güzeldi, çok beğendim. Feribottan Çanakkale’ye kadar o abi ile beraber gittim. Namazımı kıldım ve tekrardan İzmir yoluna kadar yürüdüm. Işıklarda beklerken bir abiye laf attım beni de alsınlar diye. Abi de “Eğer sen demeseydin ben diyecektim.” dedi ben de teşekkür ettim. Beni şehrin dışına çıkarttılar. Orada ben otostop çekmeye devam ettim. Sonra birkaç araba daha değiştirdim ve en sonunda Ayvacık sapağın kadar gelebildim. Orada beklerken diğer biz uzun mesafeli otostop için arabanın camı açıldı ve şu etkileyici ses duyuldu. ”Hocam istersen Akçay’a kadar bırakalım.” Ben de “Olmaz olur mu abim.” dedim ve atladım arabaya. O kadar keyifli bir yolculuktu ki size anlatamam. Genç bir çift. Nehir abla ve Ozan abi. İkisi de mühendisler. Yolda çok ama çok keyifli sohbet ettik. Buradan da beni Ayvacık’tan alıp Akçay’a kadar bıraktıkları için ve onlardan öğrendiğim birçok şey için onlara çok ama çok teşekkür ederim. Umarım bir daha karşılaşabiliriz. Çok güzel düşüncelere sahip yardımsever insanlar ikisi de. Keşke biraz daha uzun yolculuk yapmış olsaydım diyorum şu an. Akçay’da indim ve namazımı kıldım. Termosumu ve gemiden aldığım suyu orada doldurup otostop çekmeye başladım. Ama hiç boş araba yoktu. Daha sonra vazgeçtim ama. En son olarak bir tane 39 plaka bir çift gördüm. Nere gittiklerini sordum ve Muğla olduğunu öğrendim. Ama arka koltuk bile doluymuş. Bu beni biraz üzdü ama iyi yolculuklar dileğimi iletip otostop çekmeye devam ettim.

 

  Hava kararmaya başlıyordu. Ben de taktım kulaklığımı ve yürümeye başladım. Kusura bakmamanızı rica ediyor ve bu yazının çok uzun olduğunu fark ederek kalanına diğer bölümde devam edeceğimi belirtiyorum. Lütfen okumaya devam edin ve takipte kalın. Lüleburgaz – Marmaris(24 Saat OTOSTOP) devam edecek…


Yorum (2)

  • Savaş bsğcı| Ağustos 16, 2019

    SANADA BİZ TEŞEKKÜR EDERİZ.
    İYİKİ TANIŞTIK. DAİMA ARAYA BİLİRSİN

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir