Düzce – Şanlıurfa Otostop

 Merhaba! Salı günü başlayan otostop turum Şanlıurfa, Gaziantep’i gezdikten sonra şu an yazıyı yazdığım yer olan Samsun – Bafra’da sona erdi. 5 gündür yollardayım ve geziyorum. Samsun’da uzun bir mola vermişken içeriklerimi yazıp, videolarımı düzenleyeceğim. Daha da fazla uzatmadan başlayalım Şanlıurfa’ya giderken otostop anılarımı anlatmaya.

  Salı günü son sınavıma girdim, sınav geç başladı ama bu beni etkilemedi. Sınav bitti nerden de dolmuşa bindiysem. Dolmuşla otoban kenarına gitmek üzere yola çıktım. Saat 18.20 gibi kampüsten çıktım, anca saat 19.00 sularında gelebildim. Normalde 10 dakikalık yol ama sağ olsun otobüs, neyse uzatmayacağım.

  Çıktım yola Ankara yazımı açtım ve otoban kenarında bekledim. Biraz zaman geçti ve bir tane tır durdu. Nasip o ki aslında benim için durmamış ama ben yanına gidince beni aldı. Yılmaz adı abimizin. O kadar hoş sohbet birisi ki anlatamam yani. Oruçluydum ve istersen iftar saati bir yerde durabiliriz dedi. Teşekkür ettim ve yanımda yemeye bir şeyler olduğunu söyledim. Yola devam ettik işte benim için namaz molası verdi 15 dakika da kendisi mola vermiş oldu ve nasibim o kadar iyi ki Yılmaz abi Ankara değil Gölbaşı üzerinden Aksaray’a gidiyormuş Ben de geceyi Gölbaşı’nda geçirecektim zaten tam da denk geldi işte. Niyet iyi olunca böyle oluyor ya her zaman 😀 . Buradan da Yılmaz abime teşekkür ederim. Bilgili, görmüş ve okumuş insanları görmek beni mutlu ediyor.

  Geceyi Gölbaşı’nda geçirdim. Sahuru yapıp direkt sabah 07.40 gibi yola attım kendimi. Videoda var zaten. Yola çıktım bilen bilir Gölbaşı’nda yan yol var hemen orada bir benzinlik var orayı geçtim işte yürümeye devam ederken elimde Aksaray yazısını açtım bekledim orada. Önümden bir taksi geçti sonra arkasından beni alıp yaklaşık 500 km yol götüren kral adam Cengiz abi geldi. Nereye gittiğimi sordu Şanlıurfa dedim ben de o da Diyarbakır’a gidiyormuş nasip burada da karşımıza çıktı. Bana dedi: “Ya dedi önünde duran taksi dedi seni alsaydı çok üzülürdüm, dua ettim seni kimse almasın diye bu gezgini ben almak istiyorum.” diye dua etmiş adam ben bunu duyunca şok geçirdim.  O kadar hoş bir insan ki anlatamam size yani. Okul okumamış birisi ama bu kadar bilgili ve donanımlı birisi az gördüm yani. Güneydoğu insanı gerçekten bambaşkaymış. Daha oralara varamadan yolda bunu anlamaya başladım Cengiz abi ile. Gölbaşı’ndan yola çıktık ve Adana’ya akrabalarının yanına uğrayacağını söyledi bana. Gel sen de dedi ve davet etti ki gitsem mükemmel bir şekilde ağırlanacağımdan şüphem yok. Teşekkür ettim ve Adana gişelerini geçince mola yerinde indim. Telefon numaralarımızı verdik birbirimize. Diyarbakır’a gidince beni ara, bana haber ver dedi. Hay hay dedim baş göz üstüne. Etkilenmiştim yani Güneydoğu insanından. Bize haberlerde yansıtılan gibi olmadığı kesindi. Ondan gidip görmeden, tanımadan konuşmak çok ama çok yanlış bir şey bu da bir tecrübe oldu bana. Şanlıurfa otostop turunda en uzun yolu Cengiz abi ile gittim. Yani adam anlattıkça üzüldüm, sinirlendim ve yazık dedim. Terör ile ilgili olan şeyler hakkında uzun uzadıya konuştuk ve hiç de bize anlatıldığı gibi olmadığını gördüm. Gaffar OKAN diye bir adam geçmiş Diyarbakır civarından. Şehit emniyet müdürü. Bakın yalansız söylüyorum herkesin bu aziz şehidimize karşı bir samimiyeti, bir sevgisi bir saygısı varmış. Şimdi ben bu konuyu buraya çok fazla açmayacağım. Daha sonra iyice gezince Güneydoğu diye bir konu açarım.

  Cengiz abi bıraktı beni dinlenme tesisinde ben orada mescide geçtim 30 – 40 dakika dinlendim orada sonra namazımı kılıp yola devam ettim. Adana’da adamların Güneş’e ateş etme sebeplerini doğruladım. Kesinlikle haklılar. Gölgede otostop çekerken suratıma alev neden vurur benim yani 37 dereceye kadar gördüm orada. Allah’tan çok beklemedim orada da. Elimdeki yazı Gaziantep’ti. Bir abi aldı kargo şirketinde çalışıyormuş. O da 15 20 km götürdü Adana gişeleri çıkışına kadar. Orada beklerken alan olmadı pek ben de yazıyı Osmaniye diye değiştirdim. Benzin istasyonunda çalışan bir abi aldı beni mazot dolu tankerle. Şehit yakınıymış. Bundan da konuştuk biraz, güçlü birisiydi. Beni Osmaniye’ye az kala bıraktı. Hemen kağıdı Gaziantep yaptım ve ışıklarda bekledim. Bir arada durdu el kol yapıyor bana nereye gibisinden, sonra elimle yazıyı gösterdim. Gel gibisinden işaret etti. O abi de Gaziantep’e kadar götürdü beni sağ olsun. Arabada biraz kestirdim ve bandajımı unuttum arabadan inerken canı sağ olsun beni oraya kadar getirdi sonuçta abi. Hemen orada Dünyagöz hastanesine girdim namaz kıldım orda biraz yürüdüm. Sırada Şanlıurfa yazısı vardı. Açtım beklemeye başladım. Bir araba aldı Şanlıurfa yoluna çıkarttı. Kısa mesafeydi. Biraz daha yürüdüm daha otostop çekmeye başlamamıştım. Bir araba durdu ben de yanına gittim benim için durmuş. Teşekkür ettim ve atladım. Birecik’e kadar gidiyormuş. Epey yol götürdü o abi de beni sağ olsun. Artık Şanlıurfa’ya yaklaşıyordum. Birecik’te inip beklemeye başladım. Şanlıurfa yazısı ile. Bomba olayı anlatıp yazıyı bitiriyorum.

  İbrahim diye doktor bir abi aldı. Nereye nerden falan muhabbetlerini geçtikten sonra Şanlıurfa’ya iyice yaklaşırken bana ilginç ve şaşırtıcı bir teklifte bulundu: “İstersen seni gideceğin yere bırakabilirim ama bize de gelebilirsin iftara.” dedi ben şok oldum. Ben de gideceğim yere gitmemi söyledim ve birkaç kez daha söyleyince ben yine gideceğim yere gitmek istedim. Sonra dedi ki: “Bak bize gelirsen menü burada.” Yani menüyü de size söylemek istemiyorum ama aşırı bir cezbesi vardı yani. Dedim ben de: “Tamam abi hadi gidelim.” Şaşırtıcı değil mi ? Beni tanımıyor. Kim olduğumu bilmiyor. Ama alıp evine iftara götürüyor. Güneydoğu insanı bir adım daha öne geçti yine. Hayatımda yaşamadığım böyle güzel olayları Şanlıurfa’ya giderken yaşadım. Çok şaşırtıcıydı benim için.

  Güzelce iftarı yapıp namazı kıldık ve çayımızı içtik. İçerken evde kedi varmış geldi. Çıldırdım kediyi görünce zaten. Onunla da epey oynadım ve ayrılma vakti gelmişti. Sağ olsunlar evdeki misafire rica ettiler ve gideceğim yere kadar beni bıraktılar. Misafirperverlik burada da kendini belli etti. Her şey için teşekkür ederim o güzel insanlara.

  Bu yazımda size otostop ile Şanlıurfa’ya giderken yaşadığım ilginç olayları, edindiğim tecrübeleri, insanların güzelliğini ve misafirperverliğini anlatmaya gayret ettim. Biraz uzun bir yazı oldu ama Güneydoğu ile ilgili şeyleri anlatmanın kısa süreceğini düşünmek bile bir hata olur herhalde. Turla ilgili videoyu da paylaşacağım. Okuduğunuz için teşekkür ediyor, takipte kalmanızı diliyor ve sizleri Allah’a emanet ediyorum…


Yorum (2)

  • Cengiz| Haziran 26, 2019

    Bunu yazacağını tahmin etmemiştim benim için de supriz oldu ve yazıyı 2 defa okudum güzel ve anlamlı yol arkadaşlığımız oldu. Senin gibi memleketini menfaatsiz seven insanla tanışmak ta güzel oldu. Ben yıllardır yollarda insanları alıyorum ve bundanda çok mutlu oluyorum. Çünkü yaşamın hep güzellikler içinde geçmesini dileyen bir insan yapısına sahibim. İnşallah bir gün tekrar karşılaşmak dileğiyle allaha emanet ol

    • Ömer Faruk ŞAHAN| Haziran 26, 2019

      Yazımı okuduğun için teşekkür edeirm Cengiz abi. Çok keyifli ve güzel bir yolculuk olmuştu. 500 kilometreye yakın keyifli bir yolculuk geçirdik. Misafirperverliğinden ötürü de ayrıca teşekkür ederim. Umarım Diyarbakır’da da karşılaşırız. Diyarbakır’a geldiğim zaman arayacağım ilk insan sensin. Allah’a emanet ol teşekkür ederim.

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir